Çok korkutucu değil mi? İnsanlar kendileriyle yüzleşiyorlar. Kendilerini tanıdıkça başkalarından uzaklaşıyorlar. Kalabalıklar içinde yalnızlığı oynamak oyunundan milyarlarca yalnız arasında yapayalnız kalma ihtimali. İhtimal ötesinde bir durum aslında. Korkutucu tarafı ise kendini tanıma olayının bir sınırı bir sonucunun olmamasıdır. Kendini tanımak diye bir şeyin olmaması ve kendi içine indikçe bulduklarının yerine yenilerini bıraktığının bilincinde olmama durumudur korkutucu olan.. Bir labirent gibi gözüksede aslında kısır bir döngüdür bu. Bu tanımlamaların sahteleştiği, sahteliklerin tanımlandığı uzun ve soluksuz bir dönemdir. Anlamsız, duygusuz, hissiz kalma durumudur ve daha da kötüsü bulaşıcıdır.
Kendini tanıma evresine gelebilmek için incelediğin kişilikler, harmanlayıp üst üste koyduğun özelliklerin yeterince sade ve gerçekçi olması gereklidir. Buna herkesin mecbur kalacağı aşikârdır. Beklenen kıyamet öncelikle akıllarda, beyinlerde patlat verecektir. Kıyameti kopmuş akılların tesellisi sıradan akılların saçmalıklardan başka birşey değildir. Herkes hazır hale gelene kadar bu saçmalıklarla uğraşmamak mümkün değildir. Diğerlerini beklememeyi tercih edenler henüz tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz ölüm ile kaçmayı tercih etmişlerdir.
Ne bu sözlerin ne benim düşüncelerimin,
senin seniden;
Kaçışın yok.
Archive for Ekim, 2009
2 comments