Ruhsuz

Sizde güneş sokağınızı terk ettiğinde ruhunuzu yatağa bıraktınız mı?

Author Archive

Taksim Akademi

Posted by ruhsuz on Şub-6-2010

Ağız alışkanlığımla; Taksim Sanat Akademi =)

Taksim Akademi artık size daha yakın Taksim Akademi olarak şubemiz Şirinevlere açılmıştır. Dansa gönül veren arkadaşlarımızı beklemekteyiz. Gitar, bağlama, salsa, tango, kolbastı, zeybek, roman, halay, modern dans, tiyatro, oryantal, lirik, bale ve resim kurslarımızın kayıtları devam etmektedir.

Taksim Akademi

İnternet Adresi : Taksim Akademi
Facebook : Taksim Akademi Facebook Sayfası
Telefon :0212 451 39 54
Adres : Şirinevler Mahallesi M. Fevzi Çakmak Caddesi 3. Sokak No:14 (Saray Düğün Salonunun Yanı)

Taraf

Posted by ruhsuz on Ara-13-2009

Şimdi, zamanla başıma bela olan bunalımlar artık sıradanlaşmaya başladığı için öyle sık sık yazma ihtiyacı duymuyorum. Hatta yazmasamda olur. Zaten yakında siteyi tamamen “Ruhsuz” adı altında kurduğum müzik grubu olarak hazırladığım şarkıları yayınladığım bir araç olarak kullanacağım. Bu yüzden son yazılarım zaten.

Bunalımların sıradanlaşması ne demektir?

Öncelikle alışmak.. Çünkü kabullenmeden öğrenemezsin. Bir durumun, olayın, düşüncenin ya da herneyse birşeylerden kurtulmak, rahatlamak için kabul etmek şarttır. Evet, bence bunalım varlığını kabul etmediğimiz durumların, hallerin, düşüncelerin tümüdür. Sizin reddetmeniz hiçbirşeyi değiştirmez. Ancak varlığını kabul edip ondan uzaklaşabilirsiniz.

İnanın bana bir sıkıntınız olmadan yazmak berbat birşey, bu yüzden hep yazan insanların sıkıntılı rahatsız birşeyleri ifade etme sorunu yaşayan kişiler olduğunu düşünmüşümdür. Buna ilk örnekte benim zaten.

Peki ben şimdi ne yazacağım =) Taraf olmak konusuna kafam takıldı, bununla ilgili birşeyler yazayım dedim. Zaten taraf olmak konusunun sonunda mevzuyu bunalımlara bağlayacağım ve yine bir kısır döngü oluşturacağım =)

Küçükken hep kendi tarafımızı düşünürüz. Buna ailemizin bizi çok sevmeside neden olur. Çok bencilizdir. “Benim şekerim”, “Benim arabam(oyuncak)”, “Bizim mahalle” vb. örnekler çoğalır. İşte bu süreç boyunca başkalarının ne yaptığı ancak ucu bize dokunduğunda ilgimizi çeker. Yoksa kimse umrumuzda değildir. Ben, ben ve ben deriz hep.

Sonra okul falan fıstık derken insan ilişkileri artar. Bu dönemde beyninizde kurduğunuz küçük dünya size yetmez ve başkalarını kurcalamaya başlarsınız. Aslında o küçük dünyada yalnızlık çekmenin verdiğini sıkıntıyla ona buna bulaşırsınız. (Hiç gerek yokken hemde..) Sonra tüm zamanın birlikte geçirildiği bir dost ve o dost ile muhabbetinin yapılabileceği bir karşı cins bulunur. Öncesince çokça aranır taranır ve akabinde kıvranılır. Bu sırada o küçük dünyanızı bertaraf edersiniz ve eski halini unutursunuz. Kimin girip çıktığı belirsizdir artık ve kendinizi düşünmeyi çoktan unutmuşsunuzdur. Başkalarını memnun etmek adı altında menfaate dayalı düşünceler biriktirirsiniz.

Beklemediğiniz insanlar o küçük dünyanızdan sizin için önemli şeyler çalar ve giderler. Size yazık olur. Çoğu insan böyle durumlarda başkalarını memnun etmeye devam eder. Bazıları bu durumda bir süre çocukluğuna dönüp kendini düşünmeye başlasada bu sıkıntılı, bunalımlı depresif dönem geçer gider.

İşte bu insan ilişkilerinin arttığı dönemde ben, ben ve ben düşüncesi mutasyon geçirir ve sen, o, siz gibi boktan bir hal alır. Çıkamazsın içinden. Herşey gayet normal gelir. Aptal olursun. Başkalarını memnun etme konusunda uzmanlaşırsın. Bunuda marifet sanarsın ama değildir. SEN HALA MUTLU DEĞİLSİNDİR.

İnsan ilişkileri alabildiğince devam ederken çözmen gereken tek şey aslında taraf olmamaktır. Mevzuya tamamen objektif bakıp insanları “Sen ve Diğerleri” gibi iki kategoriye ayırmaman gerekir. Her yeni düşünce gibi buda sana aptalca gelecektir. Ama senin hayatını ayırdığım iki kategoriye tekrar bakarsan aslında sen bu zamana kadar ya kendin için ya da başkaları için yaşadın. İşte şimdi taraf olmaktan vazgeçmenin zamanı geldi.

Ne kendini diğerlerinden üstün kılacaksın ne başkalarını ilişkiler uğruna tepene çıkaracaksın. Öyle bir sen olacak ki başkalarından farklı olmayacak. Kendine ne yapıyorsan başkalarınada yapacaksın, başkalarına ne yapıyorsan kendinede yapacaksın. İnsan olmayı öğreneceksin.

Sonra mutlu olacaksın =)

Ruhsuz . Karanlık Düşler

Posted by ruhsuz on Kas-7-2009

Dinlemek için tıklayınız!

Sözler

Yolunu kaybetmiş karanlık düşlerim var
Ve o düşlerin gölgesinde yapayalnızım ben
Dipsiz bir kuyu edasında hislerimin
En küçük yapı taşı bir tutam karamsarlık

Mide bulandıran öfkemden
Sinirden paramparça olmuş beynimden
Ve ihanetlerle dolup taşan kalbimden
Geriye kalan tek şey
Kaybettiğim değerli her şeyin hatırası

Karanlık düşlerim var
Sisli yaşantımın ardında
Kaybettiklerim
Ve asla kazanamayacaklarım var
İhanet etmeye yüz tutmuş ve
Bundan zevk alan bir yüreğim
Her an öfkelenmeye neden arayan
Bir beynim var

Bu sefer erinmedim çıkardım akorları =) Deneyin bakalım doğru mudur? Ama akorların birbirine yapışmasını engelleyemedim. İsteyen olursa Metin Belgesi olarak gönderirim. Çünkü birbirine yapışmış olan akorların arasında boşluk olması gerekiyor. Afiyet olsun :D

E|———————————
B|———————————
G|——————————— (A)
D|—9—————————–
A|-7—10-9_9-10-9-7-5
E|———————————

E|——————–
B|——————–
G|——————– (B)
D|—9—————
A|-7—10———-
E|——————–

Tekrar A

E|——————————————————————————————————–
B|——————————————————————————————————–
G|——————————————————————————————————– (C)
D|—9————————————————————————————————–
A|-7—10-9-9-10-12–9-7-9-10-7-5–7-5-7-9-5-3–222-5-3-5-3-222
E|——————————————————————————————————–

Bm Em
Çok zamandır, kırgın bize Dünya
Bm Em
Ne hayaller kaldı, ne de rüya
Bm Em Dm C
Umutsuzken bir yol ararsan
C Bm
Ay bi yanda, sen bi yanda
C Bm
Güneş bi yanda, ben bi yanda
Am
İzle

Dm-Dm Bm
Yukarıya bak! ağlarken
Em
Buraya kadar geldik
Cm
Bu oyuna karar verdik
Dm Cm
Bilmeli, sevmeli

Dm-Dm Bm
Yukarıya bak! ağlarken
Em
Kime ne zarar verdik?
Cm
Kahredeni affettik
Dm Cm
Gülmeli, geçmeli

Dm-Dm Bm Dm-Dm Bm
Yukarıya bak! Yukarıya bak!

Tekrar A

Tekrar B

Tekrar C

Sonbahardır belki bu ömrümüzde
Çıkartalım keyfini gönlümüzce
Huzursuzken bir dost ararsan
Hak bi yanda, her bi yanda
İster anla! ister inanma!
Gitme!

Yukarıya bak! ağlarken
Buraya kadar geldik
Bu oyuna karar verdik
Bitmeli! bitmeli!

Kaçışın Yok

Posted by ruhsuz on Eki-25-2009

Çok korkutucu değil mi? İnsanlar kendileriyle yüzleşiyorlar. Kendilerini tanıdıkça başkalarından uzaklaşıyorlar. Kalabalıklar içinde yalnızlığı oynamak oyunundan milyarlarca yalnız arasında yapayalnız kalma ihtimali. İhtimal ötesinde bir durum aslında. Korkutucu tarafı ise kendini tanıma olayının bir sınırı bir sonucunun olmamasıdır. Kendini tanımak diye bir şeyin olmaması ve kendi içine indikçe bulduklarının yerine yenilerini bıraktığının bilincinde olmama durumudur korkutucu olan.. Bir labirent gibi gözüksede aslında kısır bir döngüdür bu. Bu tanımlamaların sahteleştiği, sahteliklerin tanımlandığı uzun ve soluksuz bir dönemdir. Anlamsız, duygusuz, hissiz kalma durumudur ve daha da kötüsü bulaşıcıdır.
Kendini tanıma evresine gelebilmek için incelediğin kişilikler, harmanlayıp üst üste koyduğun özelliklerin yeterince sade ve gerçekçi olması gereklidir. Buna herkesin mecbur kalacağı aşikârdır. Beklenen kıyamet öncelikle akıllarda, beyinlerde patlat verecektir. Kıyameti kopmuş akılların tesellisi sıradan akılların saçmalıklardan başka birşey değildir. Herkes hazır hale gelene kadar bu saçmalıklarla uğraşmamak mümkün değildir. Diğerlerini beklememeyi tercih edenler henüz tam olarak ne olduğunu bilmediğimiz ölüm ile kaçmayı tercih etmişlerdir.
Ne bu sözlerin ne benim düşüncelerimin,
senin seniden;
Kaçışın yok.

:::::
Vintage Hockey Jerseys
Cheap Retro Replica NFL NBA MLB Throwback Football Basketball Jerseys | hp printer ink cartridges refills| Jewelry Making Supplies | Thumb Joint Pain | Dog Health Problems |Tinkerbell Personal Checks |Garden Planters