* 1987 yılında 13 Eylül’de doğdu. Babası bir fabrikada büyük bir ütü makinesinde çalışıyordu. Yaşamını İstanbul’un Bahçelievler ilçesinin Yenibosna semt’inde geçirdi. Hala yenibosna’da yaşamaktadır. Yenibosna’yı en çok sabah dört ile altı arasında seviyor. İnsan sesinin olmadığını ve sessiz sokaklarda gezerken sigara içmek çok hoşuna gidiyor. Annesi ev hanımı ve bir ablası birde kız kardeşi var.
* Yaklaşık 3 yıldır gitar çalıyor. Aynı süre boyunca şiir, kısa yazı, dörtlük her ne denirse bir çok yazı yazmıştır, çoğunu şarkıya çevirmiştir.
* 4 yıl lise, 2 yıl üniversite olmak üzere 6 yıl bilgisayar üzerine okula gitti.
* Hala masaüstü yazılım işi ile uğraşmaktadır.
* 2009 yılından itibaren 21 yaşındadır artık.
* En sevdiği alkol biradır. Yaklaşık 5 yıldır sigara içiyor, ilk başladığı dönemlerde paket alamadığı için LM ile başlamış, Winston’a geçmiş daha sonra üniversitede arkadaşı mehmet sayesinde alışıp Murattı içmeye başlamış ama sonuçta son iki yıldır Winston içmektedir. Bir gün winston’dan tekrar vazgeçerse bu ya sigarayı bıraktığı anlamına gelir ya da artık Camel içmeye karar verdiği anlamına gelir.
* Aşk konusunda hala umutlu ama geçmişte çok fazla hata yaptığının farkında, bu hataların karşılıklı olması birazda olsa rahatlatıyor içini. Yinede karşılıklı bir ilişki yaşayabileceğine inanıyor.
* Sosyal hayatta bir kaç kişinin dışında insanların yanında çok soğuk, insanlar ile iletişimi berbat, bunun en büyük sebebi çok fazla hobisi ve ilgi alanı olmamasından kaynaklanıyor diye tahmin ediyor. Bu yüzden kendine “Ruhsuz” diyor. İnsanlarla tanışma aşamasını genelde teknolojik aletler sayesinde yüzyüze olmadan gerçekleştiriyor. Böylece kendini çok rahat ifade edebiliyor. Çünkü aslında ilgi alanının ve hobilerinin az olması, insanların ilgi alanları hakkında yorum yapamaması anlamına gelmiyor. Bu yüzden bu ilk aşamayı atlattığı yeni insanlarla zaman içinde iyi anlaşmaya başlıyor.
* Uykuyu çok seviyor. Hayatta en çok sevdiği üç şey uyku, su ve müzik..
* Yazmayı anlatmayı seviyor. Düşünceleri için insanlardan vazgeçebilir. Anlattıklarına yapılan ve yapıcı olmayan bütün eleştirilerden, yorumlardan nefret ediyor.
* Geceleri ruhunu uyuttuktan sonra hayal kuruyor, bahçeye çıkıp sigara içiyor, içinden şarkı söylüyor, içinden şiir yazıyor, yaşadığı semtin maksimum sessizliğini dinliyor.
eklemek istiyorum ki.. muhteşem bir insan o.
Ben güneş sokağımı terkettiğinde ruhum’u hiç yatağımda bırakmadım…nasıl olsa br şekilde o yatağa geri dönüceğimi bilirdim çünkü..Aslına bakarsan yorum yapmak pek haddim sayılmaz..Çünkü ben ruhsuzluktan ziyade hasta ruhlu olmayı tercih ettim,3 seçenek vardır kimileri ruhundan arındırır kendini senin gibi,kimileri hasta ruhludur benim gibi..kimileriyse bir ruhu olduğunu bile farketmez diğerleri gibi ki 3.sü en berbatıdır…..Takdire değer bir insansın..Arada böyle insanlar görünce gerçekten mutlu oluyorum çünkü sayıları çok az ya da biyerlerde gizleniyorlar..Sanırım yorumum fantastikleşmeye başladı=)Hazır bu havayı kendimde yakalamışken hatalıklı bir kaç şiir yazmalıyım=)işte bunu seviyorum=)Kendine iyi bak ve çokça dikkat et..umarım görüşürüz=)
Yorumun için teşekkürler. Benim için yazdıklarından çok yeniden yazı yazmana vesile olduğuma sevindim.
İnsanları üçe dörde bölemiyoruz malesef, ruhunu satanları hangi kefeye koyacaksın ki =) Kendime yapıştırdığım bu lakap yüzünden beni kafir ilan edip edebiyatımızda ki mecaz’ı bilmeyen dengesizler varken hemde =) Onları hangi kefeye sığdıracaksın..
En güzeli kendini bilmek, onu biliyorsan senden iyisi yok. Hasta, dengesiz, rahatsız belki birazda duygusuz olmadan tad alınmıyor zaten yeryüzünde..
insanlarla iletişimi olmayan bir insan daha dedim içimden.ister istemez saçma bir mutluluk kapladı bedenimi.sonuçta aynı acıdan muzdarip olanların birbirini sevmesi kuralı.
nasıl bir tesadüf sonunda bulduğumu anlatamam seni.
ama tek cümle yazılı olsa bile bu sitede yine de severdim.
sana ulaşmama izin ver.
Derya.
Harika Bir İnsansın Seni Tanımak Güzel Aylardır Görüşemiyoruz Ama Unutulmuş Degilsin Çok Deger Verdigim bir İnsan ve çok dürüst bi dostsun İyiki varsin
web sayfana,
boş gecmiş hayatın boş imzasını atmıssın.
bundan sonra meslek hayatında boş işler bakanı olursun
birde websayfana, giyidigin donun numarasini yazsaydın
ne bir sigaramı paylaşmışımdır kendisiyle, ne birlikte üşümüş, ne aynı masada oturmuşuzdur, onu arayıp “neredesin?” dememişimdir hiç, “…zaman yok burada…” diyişi dışında, sesini dahi duymamışımdır hatta, aynı saçma olaya gülüp aynı olaylar için üzülmüş olabiliriz belki ama birbirimizden habersizce, hatta tanısam sevmem belki, belki çok yüksek sesle konuştuğu için zeka seviyeleri hakkında olumsuz eleştiriler yaptığım insanlardandır, belki sevdiğim filmler hakkındaki görüşleri sebebiyle sinirlenebileceğim bir insandır, belki dağınıktır, belki yalancıdır, ve daha bir sürü…
tüm bu ahval ve şerait içinde dahi; sadece uzun süre hatırımda kalmış ve çok büyük ihtimalle kalmaya devam edecek anılarımdan birinin hatta belki en güzelinin başrolünü oynadığı için teşekkürü borç bildiğim insandır kendisi.
Add A Comment