Ruhsuz

Sizde güneş sokağınızı terk ettiğinde ruhunuzu yatağa bıraktınız mı?

Susuyorsun işte..

Posted by ruhsuz on Nis-19-2009

Ulan önce ruhsuz olduğumun farkına vardım. Şimdi birde huzur problemi çıktı. İnsanların huzur kaygılarından kurtulmaları için nasihatler verirken gördüm ki asıl huzursuz benmişim. Belkide yeni oldu bu şey bana. Artık keyif almıyorum normalde sevdiğim herşeyden. Ama işin ilginci acizlikte yapamıyorum. Hani başka dinlemez senin derdini, o çokta önemli değil ama artık kendi derdimi kendim bile dinlemiyorum. Bırak işi gücü insanları arkadaşları dostları aileyi sosyal hayatı asosyal geceleri, kendimi bile umursamıyormuşum ben.
Bunu insanlarla paylaşmaya kalkınca farkettiğim daha önemli şey ise aslında bunları yapamayacak kadar aptal olmadığımı ama yapmak istemediğimi anladım. Ulan bu daha berbat bişey, ne bir siyasal görüşe bağlılık, ne bir dini inanca bağlılık, ne bir kaç insanın değerine bağlılık, hiçbir bağımlılığım kalmamış derken; bunları düşünürken sigara içtiğimi farkediyorum. Sigara ve alkol konusunda tam bir bağımlıyım artık ve nasıl ki diğer şeyleri yapmak istemiyorum bu bağımlılıklarımdan da kurtulmak istemiyorum.

Şimdide farkettim ki, bugüne kadar bi şekilde saçma sapan kurallarla yönetilen vücudum, beynim, yaşamım bir anda böyle tek başına bırakıldığında ya da tek başına kalmayı seçtiğinde, yönetimde kimse olmadığı için artık hiçbirşeye yönlendirilmiyor. Doğal olarak mevcut özelliklerimin değiştirilmesi için kimse uğraşmıyor daha doğrusu “uğraşmasına izin verilmiyor” tabii ki benim tarafımdan.. Aynı askeriye gibi böyle gelmiş böyle gider mantığıyla yaşamaya mahkum ettiğim bir vücudun içindeyim. Plansız, önemsiz, uğraşsız, umursuz, ruhsuz, HUZURSUZ..

Gitar bile çalmıyorum artık, son mevzuları az çok bilenler vardır beni tanıyanlardan. Sonra okkalı bir küfür edip böyle düzenin alayına sövüp, ne yapacaksam kendim yaparım dedikten 5 dakika sonra, şeytani bir iç ses “bok yaparsın” dediğinde, göz kapakları ağırlaşıyor omuzların yoruluyor bu sefer pes bir ses tonuyla sadece nefesinle gırtlağını kullanmadan sessiz bir “siktir” çekip, bilinçaltına yazılmış bütün planlarıda sigaranı yaktığın çakmakla yakıyorsun. Bilinçmiş beyinmiş düşünceymiş kutsallıkmış hepsinin kıçına birer tekme atıyorsun.. Ağırlaşan göz kapakların uykusuzlukla birleşip hafiftem kararmaya başlayıncada, Müzik klasörüne girip istisnasız hep girdiğin Duman klasörüne girip hangisi olduğuna hiç bakmadan bir şarkı açıyorsun. Sonra gönlün gecenin bir yarısı üst caddede ki yirmidört saat açık tekel’e gidip iki bira almak melankoliyi doruk noktasına taşımak istiyor ama iki bira alacak paranın olmaması zaten melankoli sınırlarını, tavanını, tabanını alt üst ediyor. Gecenin 5. küfür faslına geçiyorsun yavaştan. Huzursuzca. İç çekerek.. Yavaş yavaş…

Sonra ölümün sıfırıncı yıldönümünü yirmiyedi yaşına denk getirmek istiyorsun ama Jimi gibi uyuşrurucuyla mı yoksa Yavuz gibi uçarak mı yapacağına karar veremiyorsun. Kalan beş yıl buna karar verebilmek için çok azmış gibi geliyor.. Altıncı küfürlerinin içinde sakıncalı cümleler geçmiyor. Daha ince, alttan alttan giydiriyorsun bu sefer. Lem yelid ve Löp yutar.. Gibi..

Bu laneti yaza yaza bitirememek yazsanda bişeylerin çözülmediğini görmek iyice huzur bozuyor. Bunuda farkedince…….

  1. Seher Said,

    Ne güzel yazmışsın…. Ellerine,yüreğine sağlık……

  2. ruhsuz Said,

    Teşekkür ederim.
    Demek eski yazılarımıda okuyanlar varmış..

  3. vildan Said,

    harika..
    ( bu kelime yetersiz kaldı vazmı geçsem diye düşündüm bikaç saniye)

    zaten bulanığım bunalımdayım iyice kötü oldum ama genede harikaaa

Add A Comment

Cheap Retro Replica NFL NBA MLB Throwback Football Basketball Jerseys | hp printer ink cartridges refills| Jewelry Making Supplies | Thumb Joint Pain | Dog Health Problems |Tinkerbell Personal Checks |Garden Planters